İlknur Özzengin — Women Gool

İlknur Özzengin

Geri Dön

Yaşım 8’den büyük değil. Ankara’da Emek mahallesinde yaşıyoruz. Oturduğumuz sokaktaki komşularımıza ait sadece iki araba var, gün boyu yoldan geçen araba sayısı da bir elin parmaklarını geçmez. O vakitler sokaklar bizim oyun alanlarımız. Saklambaç, birdirbir, yakan top… Bunlar kız-erkek ortak oyunlarımız. Bir de kızların oyunları, erkeklerin oyunları diye ayrılıveriyoruz zaman zaman… Kızlar evcilik, doktorculuk, öğretmencilik oynarken; erkekler genellikle top peşinde koşturuyorlar. Dört büyükçe taş bulup iki kale kurmak yeterli sahayı oluşturmak için. Bir kız çocuğuyum, öyle erkek Fatma diye nitelenen kızlardan da değil, saçlarım uzun, elbise falan da giyiyorum yani… Ben mahalle oyunlarında cinsiyetler konuştuğunda futbol oynayan erkeklerin yanında oluyorum genellikle. Garipseniyorum…

Erkek Mavi, Kız Pembe Giyer...

Toplumsal çerçevede kodlanmış cinsiyet rolleri ve bunların eşlik ettiği karşıtlıklar bize doğumdan itibaren öğretilmeye başlanır: erkek bebeğe mavi, kız bebeğe pembe giydirilir misal...

Ve bu ikili karşıtlık inşaları bir süre sonra bizde “hep öyleymiş” hissi yaratır. Söz konusu çocuk oyunları olunca da evcilik kız oyunu, futbol erkek oyunu değil midir? Değişmez bir gerçek olarak algılanmaz mı bu? Oysa tarih defalarca yalanlamıştır “değişmez gerçekleri”… Gerçekler zaman dilimleri içinde değişir ve akışkandır. Alın size mis gibi örnek: Topuklu ayakkabı 10. Yüzyılda Pers Krallığı’nda ilk ortaya çıktığında erkek ayakkabısıydı ister inanın ister inanmayın… İnanın siz yine de öyleydi.

Tabuları Yıkan Kadın: Nettie Honeyball

Evet garipseniyordum futbol oynamak istediğimde, “erkek oyunu” idi çünkü. Üstelik de ben hepi topu mahalle arasında oynuyordum. Nettie Honeyball neler hissedip, yaşamıştı acaba? Kim bu Nettie Honeyball derseniz; FIFA’nın dünya üstünde ilk kadın futbolcu olarak kabul ettiği isim o...

1800’lerin ikinci yarısında doğmuş ve “futbol sadece erkeklerin tekelinde değildir” demiş, demekle kalmamış eyleme de geçirmiş söylediklerini Honeyball. Nasıl yapmış peki bunu? 1894 yılında gazetelere ilan vermiş: Kadınların futbol oynayacağı bir kulüp kurmak niyetini paylaşmış. Bu çağrı karşılık da bulmuş kısa sürede. Yüreği futbol ateşiyle dolu kadınlar bir araya gelip “British Ladies’ Football Club”ı kurmuşlar. İnsan hiçbir şey araştırmamış bile olsa hayal edebiliyor ne çok emek verdiklerini, mücadele ettiklerini; düşünsenize formalarını bile elleriyle dikmişler. İşte böyle başlıyor hikâye; sonrası yokuşlar, zikzaklar, yasaklamalar, dikenler, inişler-çıkışlarla dolu...

Uzun İnce Bir Yol...

Zorlu süreçlerden geçti, geçmeye de devam ediyor kadın futbolu hem dünyada hem Türkiye’de.

ankara web tasarım, ankara hosting, hosting, bayi paketleri, sanal sunucu
Women Gool logo